Bilgisayarınızı açmak
için bu düğmeye basınız
Artık hayatımızda
yeni bağımlılıklar var. Teknolojinin
gelişimi insanın hayatını da
değiştirdi. Hayatı bu kadar
kolaylaştıran teknoloji, öyle
imkanlar sundu ki insana, insanın
bir parçası olmayı da başardı. Hem
de öyle bir parça ki insanların var
oluşunu teslim alan bir araca
dönüştü.
Teknolojinin kendisi
bir canavara dönüşmedi belki ama
insanoğlu onu canavara dönüştürdü.
Kendi içindeki canavarı, ona
yansıttı. Tüm dürtülerini
teknolojiye teslim etti. Teknolojide
aldı onu götürdü. Daha doğrusu
insanlar teknolojinin kendilerini
götürmesini istediler. Ama tabi ki
kendi istedikleri yöne değil,
teknolojinin istediği yöne doğru.
Teknoloji bir
enjektördür. Enjektörün içinde nasıl
bir ilaç vereceğiniz size kalmıştır.
O enjektörden ilaç da
verebilirsiniz, zehir de! Sorun
teknoloji değildir. Kaçılması
gereken teknoloji değildir. İnsanın
bizatihi kendisidir. İnsan kendini
tanıdıkça, iplerini koy vermez,
iplerini başkasına terk etmez. Ama
tabi ki isterse!
Teknolojinin
getirdiği çok yeni bağımlılıklar
var. Örneğin;
-
Telefonla
konuşmak
-
SMS mesaj
göndermek
-
İnternet
-
Bilgisayar
-
Playstation vb
-
İpod!
Tüm bunları düşman
ilan etmek kolay. Ama düşman ilan
etmek hiçbir sorunu çözmüyor. Çünkü
teknolojiyi kullanmaya zorunluyuz.
Bir insan sigara içmeden
yaşayabilir. Ancak günümüz
dünyasında teknoloji kullanmadan
ayakta kalmak zor.
Önce önleme
İnternet bir vahşi
orman! Herkes orada var. Üstüne
üstelik oradaki herkes kendi
kimliğinde değil. Birçoğu
dürtüleriyle orada! İnternet
tehlikeli bir arka sokak aslında.
Çocuklarımızı sokağa gönderirken
aşağıdaki soruları soruyor ve
tembihlerde bulunuyoruz ama
internete girdikleri zaman da
yapıyor muyuz?
-
Nereye
gidiyorsun?
-
Kimlerle
buluşacaksın?
-
Yabancılarla
konuşma
-
Sakın geç kalma!
İnternet ve
bilgisayar bağımlılığından
çocuklarınızı korumak için kendinizi internet
konusunda eğitin. Çocuğunuzdan daha
iyi olmak zorundasınız. İnternet
programları hakkında yeterince
bilgiye sahip olmalısınız. Bilmeden
ona anlatamazsınız. Ama dikkat! Siz
de bağımlı olmayın!
Bilgisayarınıza
internet filtresi eklemeyi
unutmayın. Filtreyi de sık sık yeni
çıkanlarla değiştirin. Çocuğunuz
sizden önce onları kırabilir.
Bilgisayarı açık bir
alan koyun, ekran görünebilsin. İlk
günden itibaren bilgisayar onun
odasında olmazsa, iyi olur. Salonda
bir yere koyun. Bir süre sonra siz
sıkılabilirsiniz ama dayanmalısınız.
Onunla bir sözleşme
yapın.
İyi örnek olun.
Örneğin TV bağımlılığınızı gözden
geçirin. Sizinle birlikte TV
seyretmek zorunda olmadığını
unutmayın. Sohbet için zamanlar
ayırın.
Onların ne yaptığını
takip edin. Ne oynuyor? Kiminle
oynuyor? Hangi sitelere giriyor?
İnternet “browsing history”i gözden
geçirin. Ctrl ve H’ye basarak
“history”i görebilirsiniz. Bunun
için programlar da
indirebilirsiniz…Yeni indirilen
belgeleri tarayın ve gözden geçirin.
Küçüklerle birlikte
internette sörf yaparak onlara
öğretin.hangi sitelere
girilmeyeceğini, genel sörf
adabını…“Home page”i değiştirin!
Açılış sayfaları bazen tehditler
içerebilir. İnternet açılış sayfası
sizin belirlediğiniz bir sayfa
olmalı.
İzleyin ama ses
çıkarmayın! Neler yaptığını bilin
ama fazla ses çıkarmayın. Tehlikeli
bir durum oluncaya kadar izleyin.
Böylece en azından kontrol sizin
elinizde olabilir.
Sorunlu durumlarda
yaklaşım
İnternet ve
bilgisayar bağımlığında bağımlı
olunan nesneyi ortadan kaldırmak
veya tümüyle yasaklamak mümkün
değildir. Bu nedenle hedef
bilgisayar kullanımını kontrol
altına olmak olmalıdır. Özellikle
gençlerde büyük bir sorun olarak
gözüken bu durum, ebeveyn-çocuk
ilişkisini de olumsuz
etkilemektedir.
Temel ilkeler genel
bağımlılık tedavisiyle benzer, hatta
aynıdır. Örneğin ebeveynlerin sorun
üstüne odaklanmaması, bu davranış
biçimini hızla değiştirmektedir.
Bunun için ebeveynlerin kendilerini
kontrol altına alması gerekir.
Hedef kontrol altına
almak olunca, öncelikle iyi bir
pazarlık yapılmalıdır. Ne kadar süre
bilgisayar başında kalabilir genç?
Bu durum tüm ayrıntılarıyla ortaya
konmalıdır. Bununla ilgili sıkı bir
pazarlık yapılmalıdır.
Pazarlık demek,
pazarlamak demektir. Bu nedenle
fikrinizi empoze etmek yerine,
fikrinizi pazarlamaya çalışın. Yani
o sizin fikrinizi satın alsın. Ortak
bir noktada buluşun.
Buluştuğunuz ortak
nokta için yazılı bir sözleşme
yapın. Gençlere güvenmeyin.
Unuturlar. Ama gerçekten unuturlar.
Bu nedenle anlaşma bir sözleşme
haline getirilmelidir. Üç nüshalı ve
imzalı!
Sözleşmede gencin
bilgisayar başında kaldığı süre, bu
süreye uymazsa yaptırımların neler
olduğu, uyarsa kazanımlarının neler
olabileceği gibi ayrıntılar yer
almalıdır. Sözleşme herkesin
görebileceği bir yere konmalıdır.
Dikkat edilmesi
gereken nokta, kuralların
uygulanabilir olmasıdır.
Bilgisayardaki tutkusuna göre
kurallar konmalıdır. Örneğin oyun
oynuyorsa, günde iki saat gibi bir
kural yetersiz olabilir.
Birçok oyun 6 saat
oynandıktan sonra
kazanılabilmektedir. Onun yerine
haftalık bir saat konabilir. Örneğin
haftada 16 saat denebilir. Bu süreyi
ister her gün parça, parça kullanır,
isterse bir cumartesi gecesi tümünü
harcayabilir. Böylece konan
kurallar, uygulanabilir olur ve genç
bunlara uyabilir. Eğer gencin
“takıldığı” chat ise, bu durumda
günlük süre koymak daha doğrudur.
Genelde bilgisayar
başında geçirilen sürenin ne olması
gerektiği sorulur. Bu sorunun cevabı
aile özelliklerinize ve
değerlerinize, gencin durumuna,
teknolojik gelişmelere göre değişir.
Önemli olan sürenin miktarı değil,
sürenin kontrol altına
alınabilmesidir.
Diğer sık sorulan bir
soru ise, onun ne kadar süre
bilgisayarda olduğunun nasıl tespit
edileceğidir. Gidip gelmek ve
kontrol etmekten yorgun düştüklerini
söyler aileler. Ama yorgun
düşeceksiniz ve bunu yapmaya devam
edeceksiniz. Hasta olsa, yorgun
düşmez misiniz? Bu nedenle her şeyi
ondan beklemek hata olur.
Peki, evde
bilgisayarı kontrol altına aldık ama
“çocuk ya internet kafeye kaçarsa!”.
“Eve gelmezse, o zaman daha kötü
olmaz mı?”. Bu sorunun cevabı
internet ve bilgisayar
bağımlılığının tedavisi içinde gizli
değil. Eğer çocuk bu sözleşmelerden
kaçıyor ve internet kafeyi eve
tercih ediyorsa, o zaman aile içinde
başka ve ciddi sorunlar var
demektir. Bilgisayar bağımlılığı bir
sorun değil, sadece bir belirtidir.
Önemli olan kontrol
etmektir, sorunu ertelemek değil.
Örneğin ebeveynler sıklıkla
bilgisayarı söküp almak veya
işyerine götürmek gibi davranışlarda
bulunabilirler. Ancak o bilgisayar
bir süre sonra tekrar eve döner.
Çünkü bilgisayar kullanımı çocuk
içinde bir şart haline gelmiştir. Bu
nedenle uygulayamayacağınız kararlar
almanız doğru olmaz.
Bu konudaki çatışmaya
ve tartışmaya son vermek çok
önemlidir. Çünkü hayatta çok daha
önemli şeyler var. Onların üstünde
durmak gerek. Ama yine de internet
ve bilgisayar sizin için bir
sorunsa, bu durumda onu başka
şeylerle kontrol etmek daha yararlı
olur.
Örneğin okul
başarısı. Bilgisayar yasak demek
yerine, “eğer notların düşerse
bilgisayar kullanımını
kısıtlayacağım” demek çok daha iyi
sonuçlar verebilmektedir. Okul
başarısı iyi olursa zaten bilgisayar
kullanımını kontrol altına almış
demektir.