ana sayfa

| iletişim | eski ogelk.net |
Ara  
 

 
Ana Sayfa  » Akademik » Farkındalık/Kabullenme » Yazı ve çeviriler » Depresyon tedavisinde Farkındalık Terapisi PAYLAŞ  

Depresyon tedavisinde Farkındalık Terapisi

 

Kaynak

Zindel V. Segal, PhD; Peter Bieling, PhD; Trevor Young, MD; Glenda MacQueen, MD; Robert Cooke, MD; Lawrence Martin, MD; Richard Bloch, MA; Robert D. Levitan, MD Antidepressant Monotherapy vs Sequential Pharmacotherapy and Mindfulness-Based Cognitive Therapy, or Placebo, for Relapse Prophylaxis in Recurrent Depression. Arch Gen Psychiatry. 2010;67(12):1256-1264.

------- 

Yeni bir araştırma, farkındalık temelli bilişsel terapinin, major depresif bozukluk tanısı almış hastalarda relapsı önlemede antidepresan tedavisi kadar etkili olduğunu gösterdi. Araştırmada major depresif bozukluk tanısı almış ve remisyon dönemine girmiş 84 katılımcı yer almıştır. Katılımcılar antidepresan kullanan grup, farkındalık odaklı bilişsel terapi gören grup ve plasebo grubu olarak üç gruba ayrılmıştır. Remisyon dönemleri dalgalı olarak belirlenen ve ara ara semptom göstermeye devam eden hastaların 18 aylık tekrarlama oranları takip edildiğinde farkındalık odaklı bilişsel terapi gören grupla antidepresan grubu arasında belirgin bir farklılık görülmemiştir (%28 ve %27). Ancak plasebo grubunda tekrarlama oranı %71 ile belirgin bir şekilde fazla bulunmuştur.

Araştırma koordinatörü Kanada Toronto Üniversitesi Center for Addiction and Mental Health (CAMH) bünyesindeki Cognitive Behavior Therapy Clinic başkanı Zindel V. Segal, farkındalık temelli bilişsel terapinin farmakolojik tedavi karşısındaki yerini korumaya devam ettiğini açıklamıştır. Bu araştırmanın, farkındalık temelli bilişsel terapiyi depresif bozukluğu olan hastalar için, özellikle de ilaç tedavisi almak istemeyen hamile hastalar için önemli bir seçenek olarak ortaya koyduğunu ekleyen Dr. Zindel, ilaç tedavisini bırakmanın tekrarlamayı tetikleyebileceğini; ancak artık farkındalık temelli bilişsel terapinin hastaların ilaç tedavisine gerek olmadan tekrarlamayı önlemek için kullanabilecekleri bir seçenek olduğunu vurgulamıştır.

Dr. Zindel, araştırmanın sonuçlarına dayanarak, klinisyenlerin duygu-durum bozukluklarında ardışık bir tedavi sistemi izlemeleri gerektiğini vurgulamıştır. Yani, antidepresanların hastaların tedavisinde akut dönemde uygulanmasının ardından psikolojik tedavinin hastaların iyileşmelerini sabit tutmakta kullanılabileceğini söylemiştir. Bunun hastalara daha geniş bir yelpaze sunacağını, böylece akut semptomları ile baş etmişken bir yandan da yaşamlarında ve davranışlarda iyileşmeyi arttırıcı değişiklikler yapabileceklerini söylemiştir.

Araştırmacılar, major depresif bozukluk tedavisi sonrası tekrarlamanın sık görülen ve hastanın kişisel, ailesel ve sosyal anlamda büyük zorluklar yaşamasına sebep olan bir durum olduğunu söylemektedirler. Antidepresan tedavisinin standart olarak relapsı önlemede kullanıldığını belirten araştırmacılar, hastaların %40’ının ilaçlarını almadıklarını belirtmektedir. Araştırma bulguları hastaların yıllarca ilaç kullanmak istememeleri ya da ilaçların yan etkileri sebebiyle ilaçlarını kullanmadıklarını göstermektedir. Bunların sonucunda antidepresan kullanımına alternatif olabilecek başka tedavilerin önemi vurgulanmaktadır.

Farkındalık temelli bilişsel terapi farmakolojik olmayan yani ilaç dışı, grup odaklı  bir müdahaledir. Hastalara olası relaps tetikleyicilerini fark etmelerinin ve depresyonla ilintili otomatik tepkilerini değiştirmelerinin öğretildiği bir terapidir.

Dr. Zindel, farkındalık odaklı bilişsel terapiyi açıklarken, “şu anda şu dakika”daki yaşantılara dikkatin verilebilmesini öğrenmek ve kişinin farkındalığını duygularına ve bedenine verebilmesi olduğunu söylemektedir. İnsanların genellikle depresyon döngüsünü duygusal bir tetikleyicinin başlatabileceğinin farkında olmadığını söyleyen Dr. Zindel, farkındalık odaklı bilişsel terapide hastaların dikkatlerini vererek daha etkili bir şekilde duygularını düzenleme ve kontrol etmeyi öğrendiklerini eklemektedir. Hastaların duyguları ile baş ederken onları bir kenara atmadan, aksine onlara dikkatlerini vererek uyumlu bir şekilde duyguları ile baş etmeyi öğrendiklerini, bunun da tekrarlama olasılığını azalttığını söylemektedir.

Bu yaklaşımın aynı zamanda bireyin kendini geliştirmesini de sağladığını ekleyen Dr. Zindel, farkındalık odaklı bilişsel terapi ile bireyin duyguları üzerinde ve relapsı önlemede kontrolü olduğunu hissettiğini eklemektedir.

Çeviren: Psk. Ceren Koç

 
 

Kişisel

Herkes için...

Akademik

web siteleri