Yeni yılda neleri değiştireceksiniz?
Sigarayı mı bırakacaksınız? Diyet mi
yapıp, zayıflayacaksınız? Artık
“hayır” demeyi mi öğreneceksiniz?
Gereksiz yere üzülmeyecek misiniz?
Ne çok hedefler ve beklentiler
koyarız kendimize! Yeni yıl bir
mihenk taşıdır. Yıl değişince, her
şeyi değiştirmek için bir eşik
noktası haline geliverir. Bunun
olumsuz bir yanı yok.
Ama koyduğumuz hedeflere nasıl
ulaşacağız? Hedefleri koyarken
nelere dikkat etmeliyiz? İşte asıl
mesele bu!
Neden yeni yılda koyduğumuz
hedefleri başaramayız?
Yeni yıldaki hedefler ve beklentiler
aslında değişim isteğidir. Değişimin
ilk adımı ise değişime bağlılıktır.
Tek bir sözden ibaret temenniler,
değişimi getirmez. Değişim için ona
bağlanmak gerekir.
Değiştiğimizde muhakkak karşımıza
sorunlar çıkar. Çünkü her değişimin
yararı kadar zararları da vardır.
Değişmemenin de zararları olduğu
kadar, yararları vardır. Örneğin
sorunlu bir ilişkinizi
bitirdiğinizde rahatlarsınız ama
yalnızlığın verdiği acı da karşımıza
dikilir.
İşte buradaki temel soru; değişim
sonucu karşımıza çıkan sorunlarla
başa çıkma stratejimiz var mı? Bu
sorunları yeni yıl halletmez, biz
halledeceğiz. Bu nedenle yeni yılda
“ben şunu yapacağım…” derken,
karşılaşacağımız sorun için çözüm
planımızın da hazır olması gerekir.
Koyduğumuz hedefleri başaramama
nedenlerinden birisi hedeflerin
büyüklüğüdür. Küçük hedefler yerine
büyük hedefler, daha başlamadan
programın bitmesine yol açar.
“Bu yıl…” diye başlayan bir hedef
yerine, “yeni yıldan başlayarak, en
az bu ay boyunca…” gibi bir hedef
daha iyi çalışır.
Yeni yıl için hedefleri eski yılın
son günlerinde koymak, umudun hayal
kırıklığına dönüşeceğinin
habercisidir. Değişim hazırlık
ister. Hafta sonu çok yiyip,
pazartesi başlanan diyetler
başarısızlığa mahkumdur! Önceden
hazırlık yapamayacaksanız, hedefi
yeni yılın ikinci haftasına koyun
daha iyi.
Eski yılın son, yeni yılın ilk
günlerinde verilen ve o günlere has
değişim beklentileri de çalışmaz. O
günlerde canımızı sıkan şeyleri
değiştirmeye karar vermek, süreç
içinde önemini kaybedeceği için
yetersiz kalır. Bir yılın
ortalamasını, değerlendirdiğimizde
gelecek için konacak hedefler
başarılabilir olanlardır.
Somut hedefler koyun. Örneğin “artık
kendimi üzmeyeceğim…” sadece bir
umut olarak kalır. “Artık …
davranışı yapmayacağım” daha somut
bir hedeftir. Somut hedefler,
değişimin olup olmadığı konusunda
bize ölçülebilir referanslar verir.
Bir umut olarak yeni yıl
Yeni yıl bir umut. Umut insanı sabah
yataktan kaldırabilen tek şey.
Umutsuz yaşam olmuyor. Yeni yıl da
gerekli. Umudu taşıdığı sürece…
Umudumuz olmazsa, yeni yıl “yeni”
değil, “yine bir yıl” olur!
Biz mi, yeni yıl mı?
Yeni yıldan bir şeyler de isteriz.
“Yeni yılın size ve ailenize…” diye
başlayan umut dolu cümleler…
Aslında yeni yıl bir şey getirmez.
Biz kendi kendimize getiririz. Ama
yeni yıldan beklemek umudu artırır.
Bir nevi “ben değil o yaptı”
düşüncesi gibidir. Kendimizden
değil, “ötekinden beklediğimiz
sürece, umutlar hayal kırıklığına
dönüşür.
Değişimin en önemli başlangıç
noktası aslında geçmiştir. Geçen
yıldaki başarısız yöntemleri tekrar
etmek, yeni yılda bir şey
kazandırmaz. Yeni yılın elini kolunu
bağlamamak için, başarısız
stratejileri, yenileriyle
değiştirmek zorundayız.
Yeni yıla değil, kendinize inanın…