ana sayfa | özgeçmis | iletişim       

 

 

Kültegin Ögel  

 

Yaz günü depresyon olur mu?

Genelde depresyonu kış hastalığı olarak bellemişizdir.

Kış aylarının hüznü ile depresyonu özdeşleştiririz. Kış aylarının soğukluğu, depresyonun yüzü gibidir.

Yazın sıcaklığında, insana yakınlığında depresyon olur mu? Yaz tatil mevsimi değil midir? Yaz tüm sorunları bir erteleme, öteleme dönemi sunmaz mı? Depresyon nasıl girer yazın içine!

Ama depresyon mevsim tanımaz. Hele bizim gibi hep güneş alan ülkelerde, depresyonun kışın olması gibi bir belirleyicilik de yoktur.

Az güneş alan kuzey ülkelerinde, güneş ışınlarının zayıflığı depresyona yol açabilir. Hatta bu nedenle ışık tedavisi yapılır.

Bizim ülkemizde kış günü bile güneş vardır. Bu nedenle yaz günü bile depresyon olabilir.

Yaz’ın, yaşamımıza getirdikleri genelde olumlu şeyler. Ama biraz derine inersek, belki yaz mevsiminin bir başka yüzünü de görebiliriz.

Sonbahar, kış ve ilkbaharın çıkışıdır yaz. Tümünün yorgunluğunu taşır sırtında. Mücadelenin sonu gelmiştir, ama insanın enerjisi de bitmiştir. Biten yaşamla mücadele enerjisidir.

Hele bir de son üç mevsimden beklentilerini alamayan bir insan için, yazın düzlüğüne varmak bir sevinç kaynağı değil, hüznün başlangıcı olabilir.

Yaz mevsiminde bazı insanlar coşar. Gezerler, tozarlar. Arkadaşlarıyla buluşurlar. Gece eğlenceleri başlar. Yeni sevgililer bulurlar. Yaza bir ümitle başlarlar ve bu ümidi gerçeğe dönüştürürler.

Bazıları ise yazın daha da yalnızdırlar. Yazın getirdiği hareketin içinde durağandırlar. Yazın, hareketsiz olmak geride kalmaktır. Kazanmak değil kaybetmektir.

İşte onların enerjisi daha da tükenir. Evden dışarı çıkmak bir züldür. Dışarıdaki hayat coşturmaz, acı verir. Yaz mevsiminin neşe dolu meyveleri, yaşamın acı yüzünü gösteren birer belirti olarak algılanırlar, iştah kaçar.

Dışarıdaki eğlence sesleri, uykunun kaçması ve bir daha gelmemesi için yeter. Eğlencenin sesleri arttıkça, kendilerine olan değer duyguları azalır.

Her şey yaşamak için değil, yaşamdan kaçmak için bir bahanedir.

Depresyon dediğimiz de bu değil midir?

Beklentilerimizdir depresyonu harekete geçiren. Yazdan, kendimizden ve çevremizden beklentilerimiz. Gerçekçi olmayan, gerçekçi olmadığı içinde hayal kırıklığı yaratan, ruhumuzun belini büken beklentiler...

Beklentileri düşürmek işe yarar. Kaçmadan yaşamı sürdürmek depresyonun oyununu bozar. Yeni aktiviteler yaratmak, yeni bir şeyler keşfetmek yaz günü depresyonun soğukluğunu eritir.

İlaçlardan da korkmamak lazım. Yazın keyfini çıkarmak için, ilaç kullanmaya da değer. Hele depresyonun biyolojik kaynaklarını düşünecek olursak, bedenimizin dengelerinin yaz, kış bozulabileceğini kabul etmek gerekir.

Gelecek yıl, sadece sonbahar, kış ve ilkbaharı değil, yazı da yaşamak için hazırlanmak gerek. Her şeyi yazdan beklemek yerine, yazı kendimizin yaratması gerek.

Yaz günü de depresyon olur...