St. John otu, ruhsal rahatsızlıkları
olan birçok hastamın bana gelmeden
önce kullandığı bir ilaç. İlacın
“doğal” olması, insanları sanki daha
çok rahatlatıyor. Konuyla ilgili
yeterli araştırma olmadığı için de
aslında benim de huzur içinde
“kullanın” veya “kullanmayın”
diyemediğim bir madde.
Aşağıda ciddi bilimsel bir görüşün
çevirisini bulacaksınız. Hep
birlikte okuyalım…
“St. John otu, sarı bir çiçek olan
Hypericum perforatum için kullanılan
isimdir. Önceleri St. John festivali
için yetiştirilmekteydi. Günümüzde,
St. John otu depresyon tedavisinde
popüler bir bitkisel takviye haline
gelmiştir.
Bütün bitkisel takviye ilaçları gibi
St. John otu da birçok kimyasal
bileşim içermektedir. En önemli
kimyasal bileşenleri hypericin,
pseudohypericin ve hyperforindir. St.
John otu ayrıca quercetin, flavonlar
ve xanthoidler içermektedir. Birçok
hazırlanan ilaç hypericin ve
pseudohypericin içeriğine göre
standart hale getirilmiştir.
Diğer bitkisel takviye ilaçlarında
olduğu gibi içeriğindeki aktif
maddelerin oranı; kaynak, hasadın
yılın hangi zamanında yapıldığı,
kullanılan bitki bileşeni ve
hazırlanma biçimine göre ciddi
şekilde değişmektedir.
Örneğin bir çalışmada piyasada
bulunan 54 farklı St. John otu
ilacının naphthodianthrone içereği
incelenmiştir. Ölçülen miktarlar
etiketlerde belirtilen miktarlara
göre kapsüller için %0'dan %109'a ve
tabletler için %31'den %80'e kadar
olmak üzere dikkate değer ölçüde
farklılık göstermiştir.
St. John otunun, serotonin, dopamin
ve norepinefrinin sinaps (sinir
hücreleri arasındaki boşluk) geri
alımını inhibe ettiği bulunmuştur.
St. John otu ile diğer ilaç
etkileşimleri arasında kalp nakli
reddine neden olan cylosporine
seviyelerinde düşüş sayılabilir.
Ayrıca oral kontraseptif
metabolizmasında artışa yol açarak,
istenmeyen gebeliklere neden
olabildiği bulunmuştur.
Depresyon Tedavisinde Etkinlik
St. John otu depresyon tedavisinde
bir bitkisel diyet takviyesi olarak
çok popülerdir. Standardize edilmiş
St. John otu ekstreleri kullanılarak
çok sayıda deneme yapılmıştır.
Sonuçlar tahmin edilen aktif
bileşenlerin heterojenliği olmaması
nedeniyle değişiklik göstermektedir.
Etkinliğini gösteren kontrollü
araştırmalarda yoktur.
Mevcut araştırmaların meta
analizlerinden birçok istatistiksel
olarak anlamlı sonuçlar da ortaya
çıkmıştır. Hafif-orta dereceli
depresif bozukluklarda, St. John
otunun plasebodan daha etkili olduğu
bulunmuştur. Ancak majör depresif
bozukluklarda aynı ölçüde etkili
olmadığı görülmüştür.
İlaç metabolizması üzerine etkileri
dışında St. John otunun nispeten az
sayıda yan etkisi olduğu
görülmektedir. Düşük bir ihtimalle
görülmekle birlikte, St. John otunun
en sık rastlanan yan etkileri baş
ağrısı, ağızda kuruluk, bulantı,
mide barsak sisteminde rahatsızlık
ve uyku halidir. St. John otu için
görülen ender bir yan etki ise ışığa
karşı aşırı duyarlılıktır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bitkisel bir takviye olarak kabul
edilmesi ve ulaşılabilirliğinin
olması nedeniyle birçok kişi
doktorlara veya eczacılara
danışmadan ya da haber vermeden St.
John otunu kullanmaktadır. Bu durum
muhtemel bir bitkisel madde-ilaç
etkileşimi bakımından sorun
oluşturmaktadır.
En önemlisi St. John otu kullanımı
bir ya da daha fazla ilaç metabolize
eden enzim girişi nedeniyle reçeteli
bir ilacın etkisini kaybetmesine
neden olabilir.
Bileşenlerinin değişken içeriği
nedeniyle St. John otu ilaç
kullanımının ne zaman başladığına ve
St. John otunun kaç değişik şekilde
hazırlanmış halinin tüketildiğine
bağlı olarak etkinlikte değişikliğe
veya potansiyel toksisiteye de sebep
olabilmektedir.
Başka bir sorun ise antidepresan
kullanan hastaların St. John otunu
da bu ilaçlarla birlikte kullanma
ihtimalidir. Bu kişiler serotonin
sendromu adı verilen bir durum için
yüksek risk altındadır. Bu sendromda
koordinasyon eksikliği, reflekslerde
artma, huzursuzluk, koma, şaşkınlık,
titreme, ateş, bulantı ve ishal gibi
potansiyel olarak ciddi istenmeyen
yan etkiler görülebilmektedir.
Hastalar çoğu zaman bir ilaç
''doğal'' ise güvenli olduğuna
inanırlar. Bu kesinlikle doğru
değildir ve hastalar depresyonlarını
tedavi etmek için St. John otunu
kullanmaya karar verirlerse
potansiyel riskler hakkında da
uyarılmalıdır.”
Görüldüğü gibi doğal olması
rahatlatıcı değil, dikkat edilmesini
gerektiren bir durum aslında. Ama
çok hafif depresyonlarda yararının
olabileceği de açık.
Kaynak
St. John's Wort: A Mini-Review of
its Pharmacokinetics and Anti-Depressant
Effects. Perry V. Halushka.
AccessMedicine from McGraw-Hill, 2009