ana sayfa

| iletişim | eski ogelk.net |
Ara  
 

 
Ana Sayfa  » Herkes için... » Not Defteri » Daum, Kokain ve Madde Bağımlılığı PAYLAŞ  

Daum, Kokain ve Madde Bağımlılığı

 

Daum ismi ilk gündeme geldiği sırada yıpranmış Fenerbahçe yönetiminin yeni bir tartışmayı göze alabileceği hiç aklıma gelmemişti. Kokain zanlısı Daum ülkenin en büyük kulüplerinden birinin başına geliyordu. Almanya’nın kapıdan kovduğu ve  bacadan dahi istemediği Daum’a kol kanat geren, mazlumların savunuculuğuna soyunan Beşiktaş daha önce Daum yüzünden basından iyi bir dayak yemişti. Belki de toplumun daha önce tartıştığı bir konuyu tükettiğini düşünen Fener yönetimi bir kez daha Daum’u getirmeyi cesaret etti. Ya da, medyanın kendisine fazla dokunmayacağını düşündü.

Peki bir kokain kullanıcısının ülkenin büyük takımlarından birinin başına gelişi nasıl karşılanmalı? Çok çetrefil bir soru. Bazı kokain kullanıcısı hastalarımın torbacısı, Daum’un önceki gelişinde olduğu gibi belki yine umutlanmıştır. Bir yandan baktığımızda, gençliğin idolleri arasında yer alacak bir kişinin uyuşturucu kullanıyor olması, gençliğin gelecek tercihleri açısından bizleri korkutabilir. Daum’un hafif saldırgan, yarı çılgın ve maço tavırları da ülke gençliğinin kolaylıkla benimseyebileceği ve yapışabileceği bir idol olmasını kolaylaştırıyor. Benliğimizi ötekiyle birleştirirken, tüm özellikleri ve alışkanlıkları da satın alırız. Hele bir de gençseniz! Daum ‘un kabullenilişi, uyuşturucu kullanımının normalize edilmesi bir yana, uyuşturucunun tehlike olarak algılanmasından çok, bir kereden bir şey olmaz söylemini kafalara yerleştirecek bir durum.

Bu arada unutmadan meraklısı için bir not: Kokain bağımlılık potansiyeli çok yüksek, hızla ve şiddetli bağımlılık oluşturan bir madde. Bu nedenle literatürde “hard drug”, yani bir anlamda sıkı uyuşturucu olarak geçer. Bağımlılığı berbat, tedavisi de zordur. Biraz pahalı olduğu için ülkemizde fazla yaygınlaşmamıştır.

Peki bir de öte yandan bakalım. Daum’u Daum yapan uyuşturucu kullanması değil, futbol adamlığı. Olay ne? Bir gün Daum kokain kullanmış. Daha sonra da kullanmadım demiş ama saç testi yapılınca yalancı olduğu ortaya çıkmış (teknoloji artık affetmiyor!). Almanya’da her zamanki tutucu ve acımasız tavrıyla Daum’un hayatını bitirmeye karar vermiş. Peki doğru mu yapmış? Bir insanın, yaşamının bir döneminde uyuşturucu kullandığı için toplumdan dışlanmasını doğru bulmak, onların boyunlarına bir tabelayla kentin sokaklarında ibreti alem için dolaştırılmasından farklı bir tepki biçimi değil. Bu insanı yaftalamaktan başka bir şey değildir. Yaftaladığımız ve istemediğimiz insanları toplum sahnesinin dışına itmek ve köşeden dışarı çıkarmak, onları marjinalleştirmekten başka bir işe yaramaz. Onlar, iki gün sonra başka bir kimlikle, isyanlarını toplum değerlerinin düşmanı biçiminde somutlaştırarak aynı köşeden içeri girdiklerinde, onları anlayamıyor ve toplumun düşmanı olarak görüyoruz.

Hem tüm bu dışlamalar sadece Daum için mi geçerli olmalıdır? Yıldız Tilbe cebinde sadece 4-5 gram esrarla yakalandığı için, bir daha şarkı söylemesi yasaklanmalı mıydı? Eminem kasetleri ya da Nouma’nın pipisini ellemesi de toplum için ne kadar tehlikeli ve yasaklanmalı mı? Belki biraz abarttım. Ama düşünelim!

Daum’un yapması gereken tek şey, saç testini tekrar, tekrar yaptırmak ve sonuçlarını cümle aleme göstermek olmalı. Bizde böylece onun kahraman mı, yoksa teslimiyetçi mi olduğunu görme fırsatını kazanırız.

İstanbul, 2002

 
 

Kişisel

Herkes için...

Akademik

web siteleri