ana sayfa

| iletişim | eski ogelk.net |
Ara  
 

 
Ana Sayfa  » Kişisel » Kitaplarım » Bağımlı Aileleri için Rehber Kitap PAYLAŞ  

Bağımlı Aileleri için Rehber Kitap

 

Alkol, uyuşturucu, bilgisayar, sigara ve diğer bağımlılıkları olanların yakınlarına bilgiler içeren bu kitap, türkiye İş Bankası kültür Yayınlarından 2014 Haizran ayında çıktı. Bağımlılık oyunu adını verdiğim kitabın ilk bölümü aşağıdadır. Kitaba ulaşmak için tıklayın...

BAĞIMLILIK OYUNU

Bağımlılık bir oyundur. Sonu belli olan ama yine de denemenin göze alındığı bir oyun. Bağımlılık, tek kişilik bir oyun değildir.  Çok fazla kişinin rol aldığı, bir gösteridir. Oyunu seyretmek de, oyunun içinde olmakta keyifli değildir. Ama oyun sürekli sahnelenir.

Bağımlılık oyununu bir tahterevalli olarak düşünün. Bir denge söz konusudur. Birisi tahterevalli den inecek olursa, bu durumda denge bozulur, oyun biter. Tabi ki, tahterevalli den birisinin kalkması durumunda, diğeri yere düşebilir.

Oyunu bozmak için birinin dengeleri bozması gerekir. Dengeyi bozan kişi, bozulan dengenin sonucuna da katlanmayı kabullenmelidir. Yeni dengeler kuruluncaya kadar, kaos dönemine katlanmak şarttır.

Hayat bir oyundur. Ama bazı oyunlar, zarar verebilir veya hoşa gitmez. Her tarafın keyif aldığı oyunu oynamak önemlidir. Ama bir oyunu bozup, yenisini kurmaya çalıştığınız zaman, bir süre oyun oynanmaz. Oyunsuzluğa da katlanmayı bilmek gerekir.

Bazen oyunda birisi küser gider. Diğerleri onu tekrar oyuna çağırır. Israr eder, bir daha yapmayacağını söyler. Biraz sevimlilik yapar. Küsen ise küsmeye dayanamaz, tekrar oyuna döner. Ama aslında hiçbir şey değişmemiştir.

Küsen giden için oyun ne kadar zevksizse, küstüren için oyun o kadar zevklidir. Oyunun devamı küstüren için ana hedeftir. Bir şekilde oyunun devamı gereklidir. Küstüren aslında küseni oyunda tutmak için her şeyi yapar.

Bazen küsen de, küstüren de yeni bir oyun bilmediği için, bu oyunu sürdürmeye çalışır. Yeni bir oyun oynamak için, önce yeni bir oyun bulmak gerekir. Bunun için bilen birilerine sormak yararlıdır. Kimi zaman yeni oyunun ne olduğunu bilsek de, birinin bize yeniden anlatması gerekir. Bunu ilk kez duymuş gibi şaşırırız veya “ben biliyordum ama…” deriz.

Yeni bir oyun oynamak için, yeni oyunu anlamak ve öğrenmek gerekir. İlk kez oynanan hiçbir oyun o kadar keyif vermez. Oyunu oynadıkça, keyif almaya başlarız. Oyundaki önemli ipuçlarını öğrendikçe, zor durumlarla başa çıktıkça kendimize güven gelir.    

Oyunda blöf yapmak, oyunların adabındandır. Blöfü görmek risklidir. Biraz heyecanlandırır. Ama blöfleri görmeyenler, oyunu kaybetmeye mahkumdur. Blöfleri gördükçe, yeni blöflerin neler olabileceğini de anlarız.

Oyunun oyuncuları, oyun sırasında kendileri değildir. Maskeler takılmıştır. Maskeler arkasında gerçekler gizlidir. Gerçeklerin ne olduğunu bilsek de, oyunun keyfini bozmamak için maskeleri gerçek kabul ederiz.

Maskeleri çıkarmak yararlıdır. Ama maskeleri çıkarmak kendinle yüzleşmektir. Gerçeği görmektir. Onu olduğu gibi anlamaktır. Kral çıplaktır. Katlanabileceğimiz maskeleri çıkarmak gerekir.

Maskeleri çıkarmaktan korkanlar, sadece kendi maskelerini çıkararak oyunu başka bir oyun haline çevirebileceklerini düşünürler. Bazen kendimizi değiştirmek, yeni maskeler takmak, karşıdakini şaşırtır. Oyunun kontrolü bize geçer.

Oyunlar aslında birer iktidar savaşıdır. “Güç kimde?” sahnesidir. Başrol çatışmasıdır. Kağıt oyunlarında masanın lideri blöf yapan, masadan diğerlerini kaldırmayan, kimi zaman hileye başvuran ama hep kazanandır. Tabi kazanırken kaybettiğinin farkında olmayandır. Ama hep kaybetmek varken, kazanır gibi olmayı da tercih ederler.

Güç kontrol etmektir. İktidar kontrol etmektir. Ama güç her zaman baskıyla gelmez. Oyunlarda güç, iyi oynayandadır. Sürekli bağırıp çağıran, küsenler sadece oyun bozan olurlar. Adları “mızmız”a çıkar. Mızmızlık, güçsüzlük belirtisidir.

Oyunda hile mübah değildir. Ama oyunlarda hile vardır. Bu nedenle herkesin gözü açık olmalıdır. Nasıl ki hayatı kendi akışına bırakmak yerine gözleriz, oyunlarda da sıkı bir gözlem şarttır. Gözlemeyenler, hileye fırsat verenler kaybeder.  

Bağımlılık oyununu bozmak kaos getirir. Kaosa katlananlar, yeni bir oyun kurabilirler. Hiçbir şey bir anda değişmez. Değişim bir süreçtir. Blöfleri görmeyenler, hep bağımlının esiri olurlar. Onun oyununu oynamaya mahkumdurlar.

Biz değişmeden oyun değişmez. Oyunu kontrol eden olmak gerekir. Bağımlı her zaman kontrol edendir. Kontrol edemediği alkol veya maddenin veya diğer bağımlı olduğu nesneler yerine çevresini kontrol eder. Böylece bağımlılık oyunu sürer gider.

Hayat oyununu oynamak varken, bağımlılık oyunuyla yetinmeyin. Hayat oyunu gerçektir, bağımlılık oyunu ise sahte. Sahteler hiçbir zaman gerçeğinin yerini tutmaz.

Orijinaller pahalıdır. Hayat ise ucuza oynanmayacak kadar değerlidir…

 

 
 
SON 1 YORUM Yorum Gönder  
İsimsiz22.09.2015 23:21:44

Kişisel

Herkes için...

Akademik

web siteleri