ana sayfa

| iletişim | eski ogelk.net |
Ara  
 

 
Ana Sayfa  » Herkes için... » Yaşamla Dans » Fedakar görünümlü benciller PAYLAŞ  

Fedakar görünümlü benciller

 

Önce birkaç not:

  • Bu yazı tüm fedakarları kapsamaz
  • Bencillik bir yergi olarak kullanılmamıştır
  • Bu yazı, basit bir farklı bakış açısı vakasıdır

Günümüzde fedakarlık kutsanır, bencillik aşağılanır. Fedakarlık istenen, hoşa giden bir davranıştır. Fedakarlar parmakla gösterilir, sözle övülür.

 

Böylece fedakarlık insan için hedef haline gelir. Fedakarlığı başarıya benzetebiliriz. Aynı başarı gibi fedakarlık da insanlar için öznel bir hedeftir.

 

Ama her fedakarlık, gerçekten fedakarlık mıdır?

 

Bir diyalog:

-Bak sana ne yaptım

-Yok onu yemeyeceğim

-Ben senin için neler yapıyorum, sen elinin tersiyle itiyorsun

-Ama ben onu istemiyordum ki!

-Ne yapsam yaranamıyorum...

 

Yukarıdakine benzer diyalogları yaşamıyor muyuz? Bu diyaloglarda suçlu doğrudan kendisine yapılan iyiliği ret eden kişi olur. Dışarıdan görenler, diğeri için bir şeyler yapan kişiyi fedakar olarak tanımlar. Diğeri ise artık nankör, bencil vb olur.

 

Beni benden çok düşünmek

 

Bir başka diyalog:

-Tüm gün temizlik yaptım

-Ne gerek vardı o kadar temizliğe?

-Bir teşekkür edeceğine bunu mu diyorsun? Siz rahat edin diye tüm gün canım çıktı

-Ya bana dokunmuyordu ki!

-Oğlum bak annen kendinden çok sizi düşünüyor, öyle konuşma

 

Bir kişiyi, o kişiden çok düşünmek fedakarlık mıdır? Bazı durumlarda evet. Ama çoğu durumda, onun adına düşünmek, aslında bizim en iyiyi bildiğimiz iddiasıdır. "Onun düşündüğü değil, benim düşündüğüm doğru" demektir.

 

Bir başka deyişle "ben ne düşünürsem doğru, sen ne düşünürsen yanlış!" iddiasıdır. Hal böyle olunca karşıdaki kişide direnç oluşur ve ona söylenenleri ret eder. İşte o noktada "fedakar" kişi kahraman, diğeri bencildir. Aslında buradaki bencil, fedakar olandır.

 

Biraz provokatif olacak ama hep başkalarını düşünen kişilerde aslında inceden "hep benim dediğim olsun" tavrı yok mudur?

 

Bencillik derken ağırlıklı olarak ben merkezciliği kast ettiğimi de belirtmek isterim. Herkes ben merkezcidir ama bazıları biraz daha fazla! Ben merkezciliğin hoş görülmediği durumlarda, bunu fedakarlığa yamamak ise bir tür kısa devredir.

 

Lütfen, beni benden çok düşünmeyin...

 

Bu tür "fedakarlıklar", hem "fedakar" olanlar hem de "fedakarlığa uğrayanları" tüketir.  Fedakar olan kendini yıpratır, anlaşılmazlığın verdiği derin karanlık kuyu içinde acıya düşer.

 

"Fedakarlığa uğrayan" ise ya bencillik yaftası altında ezilir, ya da karşı atağa geçer. "Fedakarlığa" karşı "fedakarlık" yaratır. Kendinden başak bir kendi yaratır. İşte belki o noktada artık bencilleşmiştir.

 

İlişkilerde bir kör düğüm yaşanır. Sorun fedakarlık veya bencillik olmadığı için iki kişi birbiriyle anlaşmakta zorluk çeker. Tartışmalar anlamsız ve boş hale gelir. Böyle bir tartışmanın zemini "ben" olmadığı sürece anlaşma ve anlaşılma, çözme ve çözülme olamaz.

 

Fedakarlık karşılıksız mıdır?

 

Her "fedakar", fedakarlığının karşılıksız olduğunu iddia eder. Çünkü karşılıklı olduğunu itiraf edecek olursa, kendisiyle ve ben merkezciliğiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır.

 

Ne zaman ki, "fedakar" kişiyi hayal kırıklığına uğratacak bir olay yaşanır, işte o zaman "fedakar" karşılık beklediğini fark eder. Fedakarın fedakarlık beklediği "bencilin" bu davranışı, hayal kırıklığı ve öfke yaratır.

 

Bana göre bu öfke bencillikle suçlanan kişiye değil, fedakarın kendisine olan öfkesidir. Bu öfke fedakarın, o kadar fedakar olmadığının ve karşılık beklediğinin kendisinin farkına varmasıdır. Öfke bu noktada ortaya çıkar...

 

Hesap çok basittir: O kadar vermezsen, o kadar beklemezsin, o kadar üzülmezsin.

 

Ancak bu basit hesabı "ne kadar alacaksan, o kadar vereceksin" şeklinde okumamak lazım. Fedakarlık da, almanın ve vermenin hesabı yoktur. Bu basit hesap zaten gerçek fedakarlar için de değildir.

 

Belki geldiğimiz bu virajda "gerçek fedakarlığı" da sorgulamak gerekiyor. Karşılık beklemeden veren kişi de mutludur. Vermenin mutluluğunu yaşar. Ya da mutlu olmak için vermiştir. Yani sonuçta her şey yine "ben" içindir.

 

Bu virajda karşımıza çıkan tabelada yazanlar ise bizi rahatlatır: "Herkes kendisi için bir şey yapmaz mı zaten? Bu kadarı da olsun..."

 

Son söz

 

Fedakarlık bencillik midir, yoksa benciller de aslında fedakar mıdır? Bunu da siz düşünün...

 
 
SON 5 YORUM Yorum Gönder  
omer24.02.2013 20:18:59
yazınız gercekten güzeldi...tesekkurler...

Abdurrahman24.02.2013 22:24:08
ebeveynlerin pek çoğu ebeveyn sorumluluğu ile fedakarlığı karıştırıyorlar ve maalesef bu durumla sıklıkla karşılaşıyoruz.. ancak insanın toplumsal yanı ile ilgili "özgeci davranış" ı unutmamalıyız diyor ve paylaşımınız için teşekkür ediyorum..

İsimsiz24.02.2013 22:27:32
ben bukadar bencilce bir yorum görmedim.

İsimsiz13.03.2013 21:55:24
yazmak kolay uygulamak zor değil mi hocam?

Şule18.03.2013 19:28:12
elinize sağlık. kelimeleri irdelersek: feda-kar feda ederek kar etmek istemek, kar edemeyince öfkelenmek... öz-veri: öz-den vermek, beklenti içine girmeden vermek

Kişisel

Herkes için...

Akademik

web siteleri